DALYAN GUIDE

Dalyan'da neler var ?

ŞİFA MI ? EĞLENCE Mİ ?

Dalyan ve çevresindeki kaplıcaların binlerce yıldır insanlara şifa dağıttığını biliyoruz. Yakın zamana kadar Dalyan ve çevresinde 20'den fazla kaplıca suyu çıkan nokta olduğu da biliniyor. Zaman içinde bazı kaynaklar kaybolmuştur. Bugün insanların yararlanabildiği kaplıca suyu çıkan 4 yer vardır. Günümüzde turizmin gelişmesi nedeniyle kaplıcaların tedavi edici işlevi, yerini eğlenceye bırakmıştır.

Kaplıca suyu çıkan 3 yer, Dalyan'ın hemen karşı kıyısında bulunmaktadır. Yakın zamana kadar bunların tamamının üzerinde tesis bulunmuyordu. 20 yıl önceye kadar yöreden tedavi için gelenler olurdu. Bunlar suyun çıktığı yere yakın yerlerde çadır kurarlar, 3 hafta kadar kaldıktan sonra evlerine dönerlerdi. Dalyan'da turizmin gelişmesi ile çadır kuranlara izin verilmemeye başlandı.
Tapulu olan ortadaki Kel Girme, 1990'lı yıllarda turizmci İrfan Tezbiner tarafından satın alınarak modern bir tesis haline getirildi. Burada 2 ayrı noktadan sıcak su çıkmaktadır. Bunlardan biri çamur banyosu, diğeri ise kaplıca havuzu olarak kullanılmaktadır. Bu tesis, yaz aylarında her gün binlerce turist tarafından ziyaret edilmektedir.
Rıza Çavuş Girmesi ile Delibey Girmesi, hala tarlaların arasında doğal halindedir. Yöre halkı daha çok Rıza Çavuş Girmesinden yararlanmaktadır.
Sultaniye Kaplıcası ise Dalyan'a 4 kilometre uzaklıkta, Köyceğiz Gölü kenarındadır.

Dalyan çevresinde çıkan kaplıca sularının Türkiye'nin en değerli sularından olduğu bilinir. Bu sulardan tarih boyunca da yararlanılmıştır. Kaynak noktasında 39 derece sıcaklıktaki bu sular, Kalsiyumklorür, Kalsiyumsülfat, Hidrojensülfür ve Florür maddeleri içermektedir. Bu suları değerli yapan ise radyoaktif Radon gazıdır. Sularda tedavi edici özellikte 98.3 bekarel değerinde radyoaktivite vardır.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Başkanlığı'nın yaptığı araştırmalar sonucu, suda insan sağlığına zararlı hiç bir madde bulunmadığını bildiren rapor hazırlamıştır. Kaplıca sularının yararları ise saymakla bitmez. Mafsal romatizması, siyatik, kireçlenme, böbrek ve idrar yolları rahatsızlığı, metabolizma bozuklukları, ruhsal yorgunluk, cilt ve kadın hastalıklarında yararlı olduğuna inanılmaktadır.

ÇAMURDAN HEYKELLER

Önce çamur banyosuna girilmektedir. Kaplıca suyunun hoş bir ılıklık kazandırdığı çamura bulananlar, kuruyuncaya kadar güneş altında beklemektedirler. Çamurlar duşta temizlendikten sonra bu defa kaplıca havuzuna girilmekte ve yarım saat kadar burada kalınmaktadır. Suyun kükürtlü olması nedeniyle, havuzdan sonra bir kez daha duş alınmaktadır.

Çamur ve kaplıca banyosu yapan herkes, rahatlama hissettiklerini söylemektedir. Çamur kurudukça deride gerilme hissi yaratmakta, gözeneklerdeki kir, yağ ve toksinler çamurla birlikte vücuttan atılmaktadır. Vücut ısısına yakın sıcaklıktaki çeşitli mineraller içeren kaplıca suyu da vücuda dinçlik kazandırmaktadır.

ÇAMUR BANYOSUNUN ÜNLÜ KONUKLARI

Dalyan'a gelen herkesin mutlaka ziyaret ettiği çamur banyosunu konukları arasında pek çok ünlü var. Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın bile güzelliğini bu çamur banyosuna borçlu olduğu söylenir. Anadolu'nun tüm Akdeniz sahillerini gezdiği söylenen Kleopatra, Dalyan'a gelip çamur banyosuna girmiş midir bilemeyiz ama son yıllarda burayı pek çok ünlü ziyaret etmiştir. Bunlardan hatırlanabilenler şunladır:

İngiltere Kraliçesi'nin kız kardeşi Prenses Margareth, Prenses Ann, Basın İmparatoru olarak bilinen Robert Maxwell, Suudi Arabistan Kralı Faht'ın yeğeni ve damadı olan Genelkurmay başkanı Prens Halit Bin Abdullah, İspanya Kralı Felipe De Carlos ile eşi Prenses Alexia, sinema oyuncuları Dustin Hoffman ve Jack Nicholson, şarkıcılar Sting ve David Bowie, Fransa eski cumhurbaşkanı Truoudu, İsmailiye mezhebi lideri Kerim Ağa Han, UEFA Başkanı Johansen, Ürdün Prensi Hasan'ın eşi Sarvath ile kızları ve damadı, Meksikalı tekila kralı Antonio Simon Perez.

TANRIÇA LETO'NUN KUTSAL ALANI: SULTANİYE KAPLICASI

Kaunos Staosu'nda bulunan Quintus Vedius Capito adına dikilen anıttaki yazıtta, bu şahsın Kaunos'un tanrısı Kaunios'a ve aynı zamanda Tanrıça Leto'ya ait kaynağın yanındaki kutsal alanın rahibi olduğu yazıyordu. Rahibin bu kaynağın yanında bir evinin bulunduğu da biliniyordu.

Kaunos kazılarında su künklerine rastlanmaktaydı. 4 kilometre uzaklıktan kente memba suyu getirildiği de belirlenmişti. Ama bilinen su kaynaklarının çevresinde kutsal alan tesisine uygun bir yer yoktu.

Bir kaynak kenarındaki harabeler, sadece Köyceğiz Gölü kenarında Ölemez Dağı'nın eteğinde bulunan Sultaniye Kaplıcası'nın çevresinde ve önündeki gölün suları altındaydı. Burada pek çok tarihi kalıntı vardı. Söz edilen Tanrıça Leto'nun Kutsal Alanı Sultaniye Kaplıcası olabilir miydi?

Binlece yıl öncesi düşünüldüğünde, bu pek mümkün görünmüyordu. Rahibin evi olduğuna göre, Kaunos'ta olmalıydı bu kaynak! Sultaniye Kaplıcası ve gölün altındaki kalıntılar daha çok Kaunos'a bağlı bir başka kentin yerleşim alanı olarak düşünülüyordu. Çünkü, kaplıca ile Kaunos Antik Kenti arasında Balıklar Dağı bulunuyordu. Kaunos'un şehir surları da bu dağın zirvesinde sona eriyordu. Neredeydi bu Tanrıça Leto'nun Kutsal Alanı ?

Sultaniye Kaplıcası'nda 2000 yılında yeni tesisler yapılırken, büyük bir heykel grubu anıtına ait olması gereken bir yazıt bulundu. Yazıtta, heykelleri bulunanlardan Flaviya Maxima'nın kaynağın Tanrıçası Leto'nun Kutsal Alanı'nın rahibi olduğu yazılıydı. Böylece Tanrıça Leto'nun Kutsal Alanı'nın Sultaniye Kaplıcası olduğu ortaya çıktı. Kimdi bu Rahip Maxima ?

Maxima aynı zamanda hem anne, hem de baba tarafından Kaunos'ta anıtı bulunan Rahip Capito'nun büyük torunuydu. Büyük bir ihtimalle o dönemler için yüksek bir makam olan rahiplik babadan oğula geçerek ona kadar gelmişti.

Yunan mitolojisinden Tanrıça Leto'nun kim olduğunu bir daha hatırlayalım. Tanrıların Tanrısı Zeus, Tanrıça Leto'yla büyük bir aşk yaşamıştı. Leto'nun Zeus'tan ikizleri olmuş: Apollo ile Artemis adları verilmişti. Tanrı Apollo'nun oğlu Miletos, başkenti Milet olan Karya Devleti'ni kurmuştu. Onun oğlu Kaunos da kız kardeşinin kendisine aşık olması üzerine kendisini sevenlerle birlikte ülkesini terk etmiş, Dalyan'ı beğenerek burada Kaunos'u kurmuştu.

Antik çağlarda Tanrıça Leto'nun şifa dağıtan tanrıça olduğuna inanılırdı. Sultaniye Kaplıcası da tarih boyunca şifa dağıtan bir yer olarak kayıtlara geçmiş. Demek ki, kentin kurucusu Kaunos, daha o dönemde Sultaniye Kaplıcası'nın şifa verici özelliğini keşfetmiş ve burayı büyük annesi Leto'nun adını taşıyan kutsal alan ilan etmiş.

ÖLMENİN YASAK OLDUĞU YER

Sultaniye Kaplıcası'ndan tarihin bilinen her döneminde yararlanılmıştır. Burada Roma ve Bizans dönemlerinde ünlü bir hastane bulunduğunu ve kapısında "Buraya ölüm giremez" diye levha asıldığını biliyoruz. Tarihi kaynaklar, eteğinden kaplıca suları fışkıran Ölemez Dağı'nın adının da bu hastane levhasından kaynaklandığını yazmaktadır. Ancak, bu hastanenin kalıntıları yavaş yavaş yok olmaktadır. Bir bölümü ise şimdiki kaplıcanın hemen önünde, Köyceğiz Gölü'nün sularının altındadır.

Göldeki kalıntılar eskiden görülebiliyordu. Sonradan buraya turistleri çekmek için taşıma toprakla çamur banyosu kuruldu. Bu topraklar duş suyuyla göle akıyor ve su bulandığı için kalıntılar artık görülemiyor.

Sultaniye kaplıcasında, sıcak kaplıca suyunun yanı sıra, içmek için soğuk bir kaynak da bulunmaktadır. Bu suyun da sindirim sistemi hastalıklarına iyi geldiği söylenmektedir.

Foto Galeri