DALYAN GUIDE

Dalyan'da neler var ?

EBEDİ DOSTLAR: DALYAN VE CARETTALAR

Dalyan halkı, yüzyıllar boyunca deniz kaplumbağalarını korumuştur. Bu sevimli hayvanlar da hem Dalyan sahilini betonlaşmaktan kurtarmış, hem de doğa harikası bu beldenin adını tüm dünyaya duyurmuştur. Dalyan halkı, Caretta Carettalara sahip çıkmanın, onları korumanın ödülünü günümüzde turizmden para kazanarak almaktadır.

Özellikle Uzakdoğu ülkelerinde yenmesi ve doğal düşmanlarının çok olması nedeniyle soyları tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Caretta Caretta (Loggerhead) türü deniz kaplumbağalarının son üreme alanlarından biri Dalyan'ın İztuzu Kumsalı'dır.

İnce kumlu bu kumsala kolayca çukur kazıp, yumurta bırakabilen kaplumbağaların sayısı her geçen yıl artıyor. Bunun nedeni ilginç. Bütün dünya denizlerini dolaşan kaplumbağalar, yumurtalarını sadece kendilerinin dünyaya göz açtıkları kumsala bırakıyorlar. Asla başka bir kumsala yumurtlamıyorlar. Dalyan'da dünyaya gelen Caretta Carettalar, korundukları için yavrularının sayısı da sürekli artıyor. Her geçen yıl İztuzu'na yumurta bırakanların sayısı artıyor.

Mart-Nisan aylarında Dalyan'a gelen Caretta Carettalar, önce mavi yengeçlerle besleniyorlar. Çiftleşen dişiler, Mayıs ayından itibaren yumurtalarını Dalyan'a, Dalyanlılara emanet ediyorlar. Yumurtalardan 55-60 gün sonra yavrular çıkıyor.

Caretta Carettaların üremelerine yardımcı olmak için İztuzu Kumsalı'na geceleri insanların girişine izin verilmiyor. Kokuyla yumurtaları bulabildikleri için yaz aylarında kedi ve köpek türü hayvanlar da kumsala sokulmuyor.

DÜNYANIN EN GEZGİNLERİ

İnsanlardan her türlü kötülüğü görmelerine rağmen, onlara her zaman dostça yaklaşan bu sevimli yaratıklar, yiyecek peşinde hemen hemen dünyanın tüm denizlerini dolaşıyorlar. 1980'li yıllarda İztuzu Kumsalı'na yumurtlayan ve Ayşe adı verilen kaplumbağanın sağ yüzgecine yüzük şeklinde bir künye takılmıştı. Bir yıl kadar sonra Ayşe'nin Meksika Körfezi'nde balıkçı ağlarına takıldığı, yüzeye çıkıp nefes alamadığı için öldüğü haberi geldi.

2008 yılında da Türkiye1 adı verilen bir dişinin sırtına uydu vericisi takıldı. İlk 2 ay Dalyan çevresinden ayrılmayan Türkiye1, daha sonra Akdeniz'e açıldı. En son uydu bağlantısı Tunus sahillerindeyken sağlanabilen Türkiye1'den daha sonra haber alınamadı.

ORTALAMA 70 YIL YAŞIYORLAR

Caretta Caretta'ların doğada o kadar çok düşmanları var ki, eğer yaşama şansı bulabilirlerse 70 yıl kadar yaşıyorlar. Boyları 150 santimi, ağırlıkları da 90-100 kiloyu bulabiliyor.

15-20 yılda ergin hale gelen Caretta Caretta'lar, oriantasyon denen ve henüz çözülemeyen bir nedenle yumurtadan çıktıkları kumsaldan başka bir yere yumurtalarını bırakmıyorlar. Dişiler genellikle 2 veya 3 yılda bir yumurta bırakıyorlar. Eğer kışı Dalyan'da geçirmemişlerse, üreme zamanından önce Mart ayında erkek ve dişiler Dalyan Deltası'nda toplanıyorlar. Bir taraftan beslenirken, diğer taraftan kendilerine eş arıyorlar. Dişiler için zaman zaman erkekler arasında sert kavgalar da yaşanıyor.

Dişinin erkeğini seçmesinden sonra, diğer erkekler onları rahatsız etmiyorlar ve sadece uzaktan izliyorlar. Günler süren sudaki oynaşma sırasında erkek Caretta, çeşitli sesler çıkartıyor.

Yumurtaların tamamının döllenmesinden sonra dişinin dinlenme ve yumurtalarını olgunlaştırma süreci başlıyor.

Deltada özellikle yengeç yiyerek iyice beslenen ve yumurtalarını bırakacak hale gelen dişi, erkekle beraber İztuzu Kumsalı'nın deniz tarafına geçiyor.Dişiler içgüdüleriyle, yavruların dolunayda veya dolunaya yakın günlerde dünyaya gözlerini açmalarını hesap ederek kumsala çıkıyorlar. Kumsalda, kendisini rahatsız eden bir şeyle karşılaşırsa, yumurtasını bırakmadan geri dönüyor.

Carettalar insanları tehlike olarak görmüyorlar ve onlar varken yumurtalarını bırakabiliyorlar. 1988 yılında Dalyan'ın Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesinden önce Dalyan halkının İztuzu Kumsalı'nda baraka şeklinde yazlıkları vardı. Ama hiç kimse barakasını kaplumbağaların yumurtladığı alanın içine kurmamıştı. İnsanlar varken de Caretta'lar kumsala çıkıyor ve onların yanında yumurtalarını bırakıyorlardı. Belki de kumsalda insanların bulunması yararlı bile oluyordu. Yırtıcı kuşlar, yengeçler ve tilkiler, insanlardan ürktükleri için yumurtalara zarar veremiyorlardı.

YUMURTLARKEN AĞLIYORLAR

Kumsala çıkan dişi, yumurtaları bırakmak için acele etmiyor. Biz, yumurtaların bırakıldığı çukura yuva diyoruz. Benim izlediğim bir kaplumbağa, önce denize yakın bir noktada yuva kazmaya başladı. Sonra vazgeçti. Biraz ileride, yuva süsü verdiği işaretler yaptı. Üçüncü yerde ise gerçek yuvasını kazdı. 3 ayrı yerde yuva denemesinin nedeni, yumurtaları arayan diğer hayvanları yanıltmak veya yumurtaları rutubetten korumak olabilir.

Yumurtalarını bırakacak kaplumbağa, karar kıldığı yerde yuvayı arka yüzgeçleriyle kazıyor. Sağ ayağını burgu gibi kullanırken, sol ayağıyla da kürek gibi kumu dışarı atıyor. Sağ ve sol arka yüzgeçlerini sırayla kullanan anne kaplumbağa, yeterli derinliğe ulaştıktan sonra yumurtaları bırakmaya başlıyor.

80-100 yumurtanın bırakılması saatler sürüyor. Uzun aralıklardan sonra bazen bir, bazen de birkaç yumurta art arda bırakılıyor. Çok zorlanan annenin gözlerinden sürekli yaş akıyor. Yumurtaların tamamını bırakan anne, yuvayı kapattıktan sonra bitkin bir halde denize dönüyor.

Anne kaplumbağanın kumda bıraktığı tank paleti benzeri izler, yumurtaların yerinin kolayca bulunmasına neden oluyor. İztuzu Plajı'nın hemen arkasında yer alan Türkiye'nin ilk ve tek Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma, Tedavi, Rehabilitasyon ve Bilgilendirme Merkezi'nde yüksek lisans ve üniversite öğrencileri gönüllü görev yapıyor. Görevlilerin yumurtlamadan sonra süratle tel kafes koymaları ve yumurtlama alanındaki izleri yok etmeleri gerekiyor.

Her tedbire rağmen, yumurtalar çok defa yengeçler, kuşlar ve tilki, köpek gibi hayvanlar tarafından bulunarak yenmektedir. Bazen yumurtalar rutubette kalmakta, yeterince ısınamadıkları için bozulmaktadır.

İLK DAKİKADAN YAŞAM SAVAŞI

Her aşama olumlu geçerse, yumurtalardan 55-60 gün sonra yavrular çıkıyor. Yavrular, yumurtadan gündüz çıksalar dahi, içgüdüleriyle kumun altında geceyi bekliyorlar. Çünkü, kavurucu sıcakta ortaya çıkarlarsa, denize ulaşamadan ölebilirler!

Gece olunca topluca harekete geçen yavrular, mehtabın yardımıyla denizden yansıyan yakamozlara yöneliyorlar. İşte bu nokta çok önemli. Çevrede başka bir ışık kaynağı varsa, yavrular yanılıp deniz yerine o ışığa yöneliyorlar. Yanlış yöne giden yavruları görevlilerin yardım edip denize bırakmaları da sorunu çözmüyor. Yavruların tekrar bu sahili bulabilmeleri ve nesillerini sürdürebilmeleri için yumurtadan çıktıktan sonra denizi kendilerinin bulmaları gerekiyor.

Yumurtaları gibi, yeni dünyaya gelen yavrular da kurda kuşa yem oluyor. Yumurtalara saldıranların dışında denizde de çeşit çeşit yırtıcı balıklar onları bekliyor. En çok zararı verenler ise tahmin edilemeyecek bir kuş: Kum bıldırcınları. Bunlar, yumurtaları bularak, yeni çıkmış yavruları avlayarak Caretta Carettalara martılardan bile fazla zarar veriyorlar.

İçinizi karartmayalım. İztuzu Kumsalı gibi korunan ve betonlaşmadan uzak kalabilen kumsallar sayesinde Caretta Carettalar nesillerini sürdürebilecekler. Bu hayvanlarla ilgili araştırma yapan bilim adamları, her yuvaya bırakılan 80-100 yumurtadan birkaç tanesinin ergin hale ulaşmasının bu sevimli hayvanların dünyadaki varlığını sürdürmelerine yeterli olacağını söylüyorlar.

Tüm olumsuzluklara rağmen, Dalyan'a bırakılan yumurtalardan denize ulaşan yavru sayısı ortalamaların çok üzerinde. Hem bozulan yumurta sayısı az, hem de kumsalın büyük bölümünün 2 tarafı da su olduğu için tilki ve benzeri hayvanlar yumurtalara ulaşmaları zor. Tanrı belki de Caretta Carettaların neslinin tükenmemesi için 2 tarafı da su olan İztuzu Kumsalı'nın yaratmış.

Foto Galeri